Jennifer Connelly'ye sorulacak 2 soru var, biri Russell Crowe'la çalışmak nasıldı? Bir diğeri ise gerçek Alicia Nash'le tanışmak ve o'nun Russell Crowe ile çalışması nasıldı?
'A Beautiful Mind'da Crowe çok parlak bir matematikçi John Nash'i canlandırıyor. Şizofrenisini kendi iradesi ve Alicia'nın aşkıyla dize getirebilen ve insanların keyfini kaçırmamayı başarabilen bir matematikçi. Connelly, Crowe ile oynamanın nefes kesici olduğunu ve şöhretinden korkmamayı nasıl becerdiğini anlatıyor. " Russell o kadar karizmatik, güçlü bir kişilik ki bazen buyurucu olabiliyor" diyor 31 yaşındaki oyuncu. "İnsanların onunla konuşmaya çalışırken sendelediğini görüyordum, bunların bana da olmamasına zor engel oldum."
Çok az insan Nash'in egzantirik davranışlarını idare edebiliyordu. Alicia bunu gerçekten tam olarak başarabilen tek kişiydi, öyleyse bunu içime sindirmeliydim. Russell bu açıdan benim için mükemmel bir eğitim oldu.
Connelly, dünyanın kendisinden çok Crowe'la ilgilendiğini düşünüyor ve haklı da olabilir. Şimdilik Oscar yarışı yoğun bir sis perdesi ile kaplı olsa da, " A Beautiful Mind" en iyi görüntü adaylığına doğru adım adım ilerliyor. Connelly'nin yapaylıktan arınmış oyunculuğu zaten ona bir altın küre adaylığı getirdi. Connelly'nin 40'lı yıllara ait görüntüsü her zaman bir hayran kitlesi oluşturacaktır. Esquire dergisi "amerikan erkeği olmanın iyi birşey olduğuna dair 162 neden" den biri olarak Connelly'nin kaşlarını gösterdi.
İnsan olarak, Connelly, sıcak düşünceli ve sade biri gibi duruyor. Diğer bir tasvirle ödül meselelerinden konuşmaktansa 4 yaşındaki oğlu Kai'den ve Alman çoban köpeğine olan derin isteğinden bahsetmekten hoşlanan, Manhattan'lı yalnız bir anne. Devamı >
|